x

Hz. Ali’nin Yemen’e gönderilmesi

Şâmî’nin olay sıralaması şöyledir:

(1) Hâlid b. Velîd’in (r.a.) Necran’daki Benî Haris b. Ka’b kabilesinden Abdülmedân Oğullarına gönderilişi,

(2) el-Mikdâd b. Amr el-Kudâî el-Behrânî’nin[55] (r.a.) Araplardan bir grup üzerine gönderilişi,

(3) Resûlullah’ın (a.s.) Önce Hâlid b. Velîd’i,

(4) sonra da Hz. Ali’yi (r.a.) Hemdân’a gönderişi, (5) Hz. Alî’nin (r.a.) Yemen’e ikinci kez düzenlediği seriyye.[ 56]

Bu sebeple seriyyelerin ilkine: “Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen (Hemdân) Seriyyesi”, ikincisine: “Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen (Mezhic) Seriyyesi” şeklinde başlıkverdik.

Vâkıdî ve İbn Sa’d, Hz. Peygamber’in (a.s.) Hz. Ali’yi (r.a.) iki defa Yemen’e gönderdiğini temrîz siygasıyla (denilir ki: yukâlu) naklederler. Birisi Ramazan H. 10’da olmuştur deyip sadece zikredilen tarihte olan seriyye hakkında bilgi verirler.[57]

İbn İshâk ve İbn Hişâm ise sarih bir şekilde Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’e iki defa gönderildiğini kaydeder. Ebû Amr el-Medenî ve Tirmîzî’nin rivâyetlerinde Resûlullah’ın (a.s.) Hz. Ali’yi (r.a.) ve Hâlid b. Velîd’i (r.a.) ayrı ayrı gönderdiği bildirilir ve: “Aynı yerde buluşursanız (Tirmîzî’de: eğer savaş çıkarsa) Ali b. Ebî Tâib emirdir” buyurmuştur. İbn Habîb’e göre de Hz. Ali (r.a.) hicrî 9. yılda Yemen’e iki defa gönderildi.

ı- Hz. Ali’nin (r.a.) bir ordu (ceyş) ile Yemen’e gönderilmesi ve çatışma olmadan geri dönmesi.ıı- Ali b. Ebî Tâlib’in (r.a.) Yemen’e zekât ve cizye toplamak üzere gönderilmesi.[58]
Buhârî, Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’e gönderilişini “Vedâ Haccı’ndan önce” şeklindeki genel bir ifadeyle tarihlendirir ve onun hangi kabileye veya Yemen’in hangi bölgesine gönderildiğine dair bilgi vermez. Buhârî, “Alî b. Ebî Tâlib ve Hâlidb. Velîd’in Vedâ Haccı’ndan önce Yemen’e gönderilmeleri” başlığı altında Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’e gönderilişine dair iki sebep zikreder:

ı- Hz. Ali (r.a.), Hâlid b. Velîd’in (r.a.) yerine gönderildi.

ıı- Ganimetleri teslim almak üzere gönderildi.

Hadîs kaynaklarında, zikredilen başlık altında, Hz. Ali’nin (r.a.) ganimet konusundaki uygulamasının Hz. Peygamber’e (a.s.) şikâyet edilmesinden ve Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’den hac niyetiyle ihrâma girmiş olarak Mekke’ye gelmesinden de bahsedilir.[59]

Belâzürî’ye göre, Hz. Ali (r.a.) hicrî 10. yılın Ramazan ayında Yemen’e zekât toplamak üzere gönderildi. Gönderildiği kimseler ona zekâtlarını verip karşı çıkmadılar. Hz. Peygamber (a.s.), Vedâ Haccı’nda iken bir mektupla Hz. Ali’nin (r.a.) Mekke’ye gelmesini istedi.[60] Belâzürî, Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’in hangi bölgesine ve kabilesine gönderildiğine dair bilgi vermez.

Taberî ise önce Hâlid b. Velîd’in (r.a.) Yemen’e gönderildiğini, orada altı ay kalmasına rağmen bir netice alamadığını, bunun üzerine Hz. Ali’nin (r.a.) hicrî 10. yılın Ramazan ayında Yemen’e bir seriyye ile gönderildiğini ve bu seriyye neticesinde Hemdân kabilesinin Müslüman olduğunu kaydeder.

Mes’ûdî ise Hz. Peygamber’in (a.s.) Hz. Ali’yi (r.a.) Ramazan H. 10’da Hemdân kabilesine bir İslâm davet mektubuyla birlikte gönderdiğini, Hz. Ali’nin (r.a.) gayreti neticesinde Hemdân kabilesinin tamamının aynı günde İslâm’ı kabul ettiklerini kaydeder. Bu olaydan sonra Yemen’de insanların peş peşe İslâm’ı kabul ettiklerini, Medine’ye heyetler gönderdiklerini, Resûlullah’ın (a.s.) heyetlere emannameler yazdığını ve onlara âmillerini gönderip İslâm Dini’ni öğretmelerini, zekâtları toplamalarını, Hıristiyan, Mecusi veya Yahudi kalanlardan ise cizye almalarını emretti.[61]

M. Fayda: “Taberî gibi bazı kaynaklarda, başarısızlığı sebebiyle Hâlid b. Velîd’in yerine Ramazan H. 10’da, Yemen’e Hz. Ali’nin gönderilişine ait rivâyetlerin doğrudan doğruya Hemdân kabilesiyle ilgili olmadığı ve bu husustaki haberlerin Hz. Ali’yi yüceltmek için uydurulduğu ifade edilmektedir” der; fakat konuyla ilgili tahlil ve delillere değinmez.[62]

Oysa Buhârî’nin Kitâbü’l-Megâzî’de “Ali b. Ebî Tâlib Aleyhi’s-Selâm’ın ve Hâlid b. Velîd’in (Allah ondan razı olsun) Vedâ Haccı’ndan önce Yemen’e gönderilmeleri

”( باب بعث علي بن أبي طالب عليه السلام وخالد بن الوليد رضي الله عنه إلى اليمن قبل حجة
الوداع )

babında hem bab başlığında hem de zikredilen babın başında naklettiği rivâyetlerde de Hz. Ali’nin (r.a.) seriyyesi ile Hâlid b. Velîd’in (r.a.) seriyyesi sarih bir şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmiştir.

Buhârî’nin el-Berâ b. Âzib’den (r.a.) naklettiği rivayette şöyle denilmiştir: “Resûlullah (a.s.), bizi Hâlid b. Velîd ile beraber Yemen’e göndermişti. Bundan sonra da Ali b. Ebî Tâlib’i Hâlid b. Velîd’in yerine gönderdi ve Ali’ye: ‘evvelce Hâlid b. Velîd (r.a.) beraberinde Yemen’e gidenlere şu emri ilan et: Onlardan seninle beraber düşman takibine gitmek isteyenler gidip takip etsinler. Dileyenler de gitmeyip dönsünler, buyurdu. Bu emir üzerine ben de (el-Berâ b. Âzib) Ali ile beraber düşman takip edenler içinde bulundum. Bu seferde ben pek çok ukiyye nakit ganimet aldım”.

Üstelik Taberî’nin naklettiği rivâyeti Beyhakî de -tarih vermeden- nakleder. Zürkânî’ye göre, Beyhakî’nin isnadı sahihtir. Seriyyelerin yapıldığı Yemen büyük bir çoğrafya olmakla beraber Benî Hemdân da büyük bir kabiledir. Bu sebeple Benî Hemdân’ın İslâm’ı kabul etmeyen bir koluna önce Hâlid b. Velîd (r.a.), ardından ise Hz. Ali (r.a.) gönderilmiş olabilir.[63]

İbn Seyyidinnâs, Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen Seriyyesi’ne dair önce –Vâkıdî’nin konuya dair metninin özeti olan- İbn Sa’d’dan nakil yapar. Sonra Mâlikî muhaddislerden Ebû Muhammed Abdullah b. Ali el-Lahmî el-Endelüsî er-Ruşâtî’den 466-542/1074-1147 :الرشاطي) ):

Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’e hicrî 10. yılın Ramazan ayında gönderildiğini, bunun neticesinde Hemdân kabilesinin bir günde iman ettiğini, Hz. Ali’nin (r.a.) durumu bir mektupla Hz. Peygamber’e (a.s.) bildirdiğini ve bu habere ziyadesiyle sevindiğini nakleder. İbn Seyyidinnâs, er-Ruşâtî’nin verdiği tarihin hatalı olduğunu ima ederek, onun anlattığı seriyyenin Hz. Ali’nin (r.a.) I. Yemen Seriyyesi, İbn Sa’d’ın anlattığının ise Hz. Ali’nin (r.a.) II. Yemen Seriyyesi olması ihtimalinden bahseder.[64]

Zürkânî’ye göre, Şâmî’nin kesin kanaatinin Ramazan H. 10’daki Hz. Ali Seriyyesi’nin Yemen’e gönderilen ikinci seriyye olduğu yönündedir. Hz. Ali’nin (r.a.) Yemen’e ilk seriyyesi ise -İbn Hacer’in tasrihine göre- Hemdan’ın üzerine sevk edilmiştir. Yine Zürkânî’ye göre, Hz. Ali’nin (r.a.) Tay kabilesinin el-Füls adlı putunu Rebiülâhir H. 9’da tahrip etmesi hâdisesinin, Hemdân’a gönderilmiş gibi gösterilmesi bir yanılgıdır. Zira bu iki kabilenin yaşadığı mekânlar farklıdır.[65]

a. Hz. Ali’nin Yemen (Mezhic) Seriyyesi

Vâkıdî ve İbn Sa’d, Hz. Peygamber’in (a.s.) Hz. Ali’yi (r.a.) iki defa Yemen’e gönderdiğini temrîz siygasıyla (denilir ki: yukâlu) naklederler. “Birisi Ramazan H. 10’da olmuştur” deyip sadece zikredilen tarihte olan seriyye hakkında bilgi verirler.[67]
Vâkıdî ve İbn Sa’d’a göre:
1- Hz. Ali’nin (r.a.) üçyüz kişilik Yemen Seriyyesi’nin hedefi daha önce beldelerine asker sevk edilmemiş olan Kahtânî Mezhic[68] kabilesidir.
2- Amaç Mezhicliler’i İslâm’a davettir. Müslümanlara saldırıp birini öldürmedikleri sürece onlara saldırılmaması emredildi.
Hz. Peygamber (a.s.), Hz. Ali’ye (r.a.): “Hiç bir tarafa bakmadan ilerleyip git!” buyurdu.

Hz. Ali (r.a.): “Ya Resûlallâh! Nasıl yapacağım?” diye sordu.

Hz. Peygamber (a.s.): “Meydanlarına varıp konduğun zaman, seninle çarpışmaya kalkmadıkça, onlarla çarpışma! Eğer, seninle çarpışmaya kalkarlarsa, sizden birini öldürünceye kadar onlarla çarpışma! Sizden birini öldürürlerse, bir müddet, ne yapacaklarını gözlemeden onlarla çarpışmaya kalkma!
Sonra, onlara: ‘Sizler, Allah’tan başka ilâh yoktur demeyi kabul eder misiniz?’
diye sorarsın.

‘Evet!’ derlerse,

Onlara: ‘Siz, namaz kılmayı kabul eder misiniz?’ diye sor.

‘Evet!’ derlerse,

Onlara: ‘Siz, mallarınızın sadaka ve zekâtını çıkarıp fakirlerinize vermeyi kabul eder misiniz?’ diye sor.

‘Evet!’ derlerse, artık, onlardan, bundan başkasını isteme! Vallahi, senin elinle,Allah’ın, bir tek adamı hidâyete, doğru yola eriştirmesi, senin için, üzerine güneşin doğduğu veya battığı her şeyden daha hayırlıdır!”

3- Bu seriyyede Mezhicli Zübeyd’den ve başkalarından oluşan bir toplulukla savaşılmış, bunlar itaat altına alınıp Müslüman olmaları sağlanmış ve Hz. Ali (r.a.), onlara Kur’ân-ı Kerîm kırâatini öğretmiştir.
4- Hz. Peygamber (a.s.), Abdullah b. Amr b. Avf ’ı haberci olarak göndererek, Hz. Ali’ye (r.a.) hac mevsiminde (Vedâ Haccı) gelip Mekke’de kendisiyle buluşmasını emretti.
5- Hz. Ali’nin (r.a.), ganimet taksimi konusundaki uygulaması sebebiyle askerlerinin itirazlarına maruz kalmış ve bu durum Hz. Peygamber’e de (a.s.) intikal etmiştir.[69]


Kasım Şulul,Son Peygamber Hz. Muhammed’in (a.s.) Hayatı,2014,s.862-866.

[54] Şâmî, VI,232-235.
[55] Hz. Peygamber’in (a.s.) dayısının oğlu el-Esved b. Abdiyağûs b. Vehb el-Kureşî ez-Zührî’nin evlatlığı (tebenni) ve halîfi olduğu için el-Mikdâd b. el-Esved de denmiştir.
[56] Şâmî, VI,232.
[57] Vâkıdî, I,7; III,1079; İbn Sa’d, II,169.

[58] İbn Hişâm, IV,290-291; İbn Habîb, s. 125; Şâmî, VI,235,336.
[59] Buhârî, “el-Megâzî”, 64/63; İbn Hacer, Fethü’l-Bârî, VIII,65; Rûdânî, III,376-377.
[60] Belâzürî, Ensâb, I,492.
[61] Taberî, III,373; el-Mes’ûdî, et-Tenbîh, s. 274.

[62] M. Fayda, “Hemdân”, DİA, XVII,180.
[63] Buhârî, “el-Megâzî”, 64/63; Zürkânî (1996 n.), V,176-178.
[64] İbn Seyyidinnâs (1992 n.), II,358.

[65] Zürkânî (1996 n.), IV,138-139.

[66] Vâkıdî, III,1079; İbn Sa’d, II,169,170.
[67] Vâkıdî, I,7; III,1079; İbn Sa’d, II,169.
[68] Kabîleye ismini veren Mezhic’in asıl ismi Mâlik’tir ve nesebi şöyledir: Mezhic b. Üded b. Zeyd b. Yeşcub b. Arîb b. Zeyd b. Kehlân b. Sebe’ b. Yeşcüb b. Ya’rub b. Kahtân. Bkz. Ek 1, Şema 2.

[69] Vâkıdî, III,1079-1083; İbn Sa’d, II,169-170.

Zehra Nassan (http://www.hzmuhammedingunlugu.com/?p=1248 yazısı)